Ne Bilmek İstediğini Biliyorum

Normandia Hitler’in ve Avrupa’nın kaderini belirleyecek tarihi bir dezenformasyona sahne oldu. Üstelik bu savaşa yeni bir oyuncu daha katılmıştı, bilgisayar Colossus. Günümüz standartlarında, adına da yakışacağı gibi hantal bir dev, kesinlikle fazlası değil. Peki ya, ilk bir kaç örnekten birisi nasıl olur da savaşın kaderinde büyük bir role soyunabilir?

   Aslına bakılırsa cevabı kablolarında veya bir kaç ampulünde de saklı değil, cevabı mühimmatında saklı. Ham bir güç, bilgi… Colossus’un direk ulaşabileceği veya müdahil olacağı bir bilgi ağı yoktu, böyle bir şey için belki de biraz daha zaman gerekliydi. Sadece şifreleri kırıp bilginin özünü keşfede biliyor. Belki biraz daha fazlası, bilgiyi şifreleyip düşman ağına bırakıla bilecek formata çeviriyordu. Düşman ağı? Standartlarımızda değildi belki ve daha çok analog bir ağ ancak hali hazırda bir iletişim ağı mevcuttu ve Colossus bu ağada dezenformasyona sebep olabiliyordu. Daha ilk bilgisayarda niyetimiz açıktı aslında, sadece bilmek değil ona hükmetmek. Ne demiştik  “Ne de olsa ilk Colossus’tan bu yana dünya çok değişti?” .

Devamını Oku